Kamasutra hakkında herşey

Kazandırdıklarına Dair « Vatsyayana Sutra

Bütün yaşamı yüz yıl olan insan farklı zamanlarda Darma, Arta ve Kama'yı bir şekilde, birbirleriyle çakışmadan uygulayabilmelidir. Çocukluğunda eğitim alması, gençliğinde ve orta yaşlılığında Arta ve Kama'yı uygulaması ve yaşlılığında Darma'ya göre davranması gerekir.

Böylece Mokşa'yı kazanmaya çalışarak ilerdeki ruh göçünden kurtulmalıdır. Ya da yaşamın belirsizlikleri söz konusu olduğunda, bunları uygulanması emredilen zamanlarda uygulamalıdır. Yalnız, eğitimini bitirene dek yaşamını bir din öğrencisi gibi sürdürmeye dikkat etmelidir.

Darma, Şastra yani Hinduların Kutsal Kitabı'nın kurban adama ve et yememe gibi emirlerinin yerine getirilmesidir: Kurban adamak genelde yapılmaz, çünkü bu dünyaya ilişkin değildir ve görünür etkisi yoktur; et yememek genelde uygulanır çünkü bu dünyaya aittir ve görünür sonuçları vardır.

Darma'nın Şruti'den (Kutsal Kitap) ve Şruti'yi bilen kişilerden öğrenilmesi gerekir.

Arta, sanatların, toprağın, altının, sığır sürülerinin, zenginlik, mal mülk ve arkadaşların kazanılmasıdır. Bu, ayrıca, kazanılanın korunması ve korunanın çoğaltılması demektir.

Arta, kralın adamlarından ve ticaret yoluyla deneyim kazanmış olan tacirlerden öğrenilmelidir.

Kama, ruhla birlikte aklın yardımıyla, beş duyu aracılığıyla, işitme, hissetme, görme, tat alma ve koklamayla uygun nesnelerden zevk almadır. Buradaki temel şey, duyum organı ve onun nesnesi arasındaki kendine has bağlantıdır ve bu bağlantıdan ortaya çıkan zevk bilincine Kama denir.

Kama, Kama Sutra'dan (Aşk Üzerine Özlü Sözler) ve yurttaşların uygulamalarından öğrenilir.

Bu üçü, yani Darma, Arta ve Kama bir araya geldiğinde, önem sıraları yazılıştaki sıraya göredir; yani Darma Arta'dan daha iyidir, Arta da Kama'dan. Ancak, erkekler canlılıklarını Arta'dan kazandıkları için, Arta'nın her zaman, önce kralca uygulanması gerekir. Ayrıca, genel kadınlar Kama doğrudan işleri olduğundan dolayı, Kama'yı diğer ikisine tercih etmelidirler. Genel kurala istisnalar bunlardır.

1. İTİRAZ

Bazı bilgili insanlar derler ki, Darma bu dünyaya ait olmayan şeylerle ilgili olduğu için ancak bir kitaptan öğrenilebilir. Arta da böyledir, çünkü ona yalnızca uygun yollarla ulaşılır ve bu yollar yalnızca çalışmayla ve kitaplardan öğrenilebilir. Oysa Kama, vahşi yaratıklar tarafından bile uygulanan ve her yerde bulunur bir şey olduğundan, elde etmek için hiçbir çaba gerekmez.

YANIT

Bu doğru değildir. Kadın ve erkeğe bağlı bir şey olan cinsel ilişki, onların uygun yolları kullanmalarını gerektirir ve bu yollar da Kama Şastra'dan öğrenilir. Vahşi yaratıklarda uygun yolların kullanılmaması, onların zaptedilmemişlikleri, dişilerin yalnızca belirli mevsimlerde cinsel ilişkiye uygun olması hiçbir düşüncenin sonucu olmayan cinsel ilişkilerinden dolayıdır.

2. İTİRAZ

Lokayatikalar derler ki: Dinsel emirler, ileride kazandıracakları şeyler için izlenmemelidir, ayrıca bir şey kazandıracakları da şüphelidir. Hangi aptal kişi, kendi elindekini başkasının eline aktarır? Üstelik bugünkü bir güvercin, yarınki bir tavustan; elde edildiği kesin olan bakır para elde edileceği kuşkulu olan altın paradan daha iyidir.

YANIT

Bu doğru değildir.

Birincisi; Darma'nın uygulanmasını emreden Kutsal Kitap şüpheye izin vermez.

İkincisi; düşmanların yıkımı ya da yağmurun yağması için yapılan adakların yararlı olduğu görülmektedir.

Üçüncüsü; güneş, ay, yıldızlar, gezegenler ve diğer göksel cisimler, özellikle dünyanın iyiliği için çalışıyor gözükmektedirler.

Dördüncüsü; bu dünyanın varlığı, insanların dört sınıfı ve yaşamın dört aşamasıyla ilgili kuralların yerine getirilmesinin sonucudur.

Beşincisi; tohumun gelecekteki ürünlerin umuduyla toprağa atıldığını görmekteyiz.

Vatsyayana'ya göre bu yüzden dinsel emirlere boyun eğmeliyiz.

3. İTİRAZ

Yazgının her şeyin ana kuvveti olduğuna inananlar derler ki: Zenginliğe ulaşmak için çaba harcamamız gerekir. Bazen denediğimiz halde elde edemesek de bazen hiç çaba göstermediğimiz halde kendiliğinden gelir. Böylece her şey, kazanmanın ve kaybetmenin, başarmanın ve yenilmenin, zevkin ve acının efendisi olan yazgının gücündedir. Böylece Bali'nin İndra'nın saltanatına geçmesi ve yine aynı güççe indirilmesinde gördüğümüz gibi yalnızca yazgı onu eski konumuna getirebilmiştir.

YANIT

Böyle söylemek doğru değildir. Her çeşit olayda bir şeyin kazanımı biraz çaba gerektirdiği için amaçlarımıza ulaşmamızın uygun yollara bağlı olduğu söylenebilir.

Uygun yolların uygulanması böylece zorunludur (olmaya yazgılı bir şey söz konusu olduğunda bile), bundan da hiçbir şey yapmayan kimsenin mutlu olmayacağı ortaya çıkar.

4. İTİRAZ

Arta'nın elde edilmesi gereken esas şey olduğunu düşünen kişiler şunu savunurlar: Zevk aranmamalıdır çünkü saygıdeğer kişilerce de hoş karşılanmayan zevkler, ikisi de zevklere göre üstün olan Darma ve Arta'nın uygulanmasına engel olur.

Ayrıca zevkler insanı sıkıntıya düşürür ve düşük kişilerle temas ettirir; insanın doğru olmayan hareketler yapmasına sebep olur ve insanın saflığını bozar; insanı geleceğe önem vermez kılar, düşüncesizlik ve hafifliğe teşvik ederler. Ve son olarak hiç kimsenin ona inanmamasına, hiç kimse tarafından kabul edilmemesine ve kendisi de dahil herkesçe küçümsenmesine sebep olur.

Dahası, kendilerini yalnız zevke kaptıranların aileleri ve akrabalarıyla birlikte mahvolduğuna inanılır. Örneğin, Boja Hanedanının Kralı Dandakya kötü niyetle bir Brahma'nın kızını kaçırdı ve işin sonunda mahvoldu, krallığını kaybetti.

Ahalya'nın bekâretini bozan İndra da bu yaptığının cezasını çekti. Benzer bir olay olarak, Draupadi'yi baştan çıkarmaya çalışan güçlü Kiçaka ve Sita'yı elde etmeye yeltenen Ravana yaptıkları için cezalandırıldılar. Bunlar ve başka birçok insan zevklerine uyup mahvoldular.

YANIT

Bu itiraz kabul edilemez. Zevkler yaşamı sürdürmek ve vücut sağlığı için yemek kadar gerekli olduğundan eşit derecede karşılanmalıdır. Dahası zevkler, Darma ve Arta'nın sonuçlarıdır. Bu yüzden zevkler aşırılığa kaçmadan, dikkatle uygulanmalıdır. Yemek isteyen dilenciler var diye kimse yemek pişirmekten çekinmez, ya da olgunlaştığında ürünü tahrip edecek geyikler var diye kimse tohum ekmekten çekinmez.

Böylece Darma, Arta ve Kama'yı uygulayan birisi, hem bu dünyada hem de gelecek dünyada mutluluğa sahip olur. Bu eylemleri iyi yapmaktan, gelecek dünyada sonuçları ne olur diye korkmaya gerek olmadığı gibi bu hareketlerin iyiliği konusunda da tehlike yoktur. Darma, Arta ve Kama'nın birlikte ya da herhangi ikisinin ya da birisinin bile uygulanmasına yol açan her eylemin yapılması gerekir. Ancak, bir tanesinin uygulanması, kalan ikisine mal olacaksa yapılmaması gerekir.

Kazançlar ve Kayıplar « Zevk Kadınlarına Dair

Bazen kazanç beklenirken çabaların sonucu kayıp olur. Bu kayıpların nedenleri şunlardır:

Zekâ azlığı.
Fazla aşk.
Fazla gurur.
Fazla kendini beğenmişlik.
Fazla sadelik.
Fazla güven.
Fazla kızgınlık.
Dikkatsizlik.
Cüretkârlık.
Kötü ruhların etkisi.
Tesadüfi şartlar.

Bu kayıpların sonuçları şunlardır:

Bir sonuç olmaksızın yapılan harcama.
Gelecekte elde edilebilecek iyi serveti elde edememe.
Gerçekleşecek kazançların gerçekleşmemesi.
Önceden elde edilmiş kazancın kaybı.
Kötü huylar edinmek.
Herkese sevimsiz davranmak.
Sağlığa gelen zarar.
Saç dökülmesi ve diğer kazalar.

Üç çeşit kazanç vardır: servet kazanmak, dinsel erdem kazancı ve zevk kazancı. Benzer olarak kayıp da üç çeşittir: servet kaybı, dinsel erdem kaybı ve zevk kaybı. Kazanç umulurken başka kazançlar da gelirse bunlara refakat kazançları denir. Bir kazanç belirsiz ise onun bir kazanç olma şüphesine basit bir şüphe denir. İki şeyden birinin olup olmayacağına dair bir şüphe varsa buna karışık şüphe denir. Bir şey yapılıp iki sonuç alınırsa buna iki sonucun birleşimi denir. Eğer aynı hareketten birçok sonuçlar çıkarsa her yönden sonuçlar birleşimi denir.

Yukarıdakilere şöyle örnekler verebiliriz:

Önceden belirtildiği gibi üç çeşit kazanç ve kazanca karşılık olan üç çeşit kayıp vardır.

(a). Bir zevk kadını önemli bir erkekle yaşarken o anda bir servet elde eder ve ayrıca diğer insanlarla tanışır. Böylece gelecekte de servet elde etme şansını kazanır. Herkes tarafından arzulanır olur, buna diğer bir kazançla servet kazancı denir,

(b). Bir erkekle yaşarken bir zevk kadını sadece para alır. Buna diğer bir kazanca eşlik etmeyen servet kazancı denir.

(c). Bir zevk kadını âşığı dışında diğer insanlardan para alırsa sonuçları şimdiki âşığından gelecekteki iyilik şansının kaybı; ona sıkıca bağlı bir erkeğin sevgisini yitirme olasılığı, tümünün nefreti ve aşağı düzeyde biriyle gelecekteki iyiliğini bozabilecek şekilde birleşme olasılığıdır. Bu kazanca, kayıpların eşlik ettiği servet kazancı denir,

(d). Bir zevk kadını şimdi kendisine pahalıya mâl olsa ve kazanç getirmese bile, bir şanssızlığı önlemek için ya da büyük bir kazancı tehdit edecek bir nedeni ortadan kaldırmak için önemli bir erkekle ya da hırslı bir rahiple ilişki kurarsa bu kayba, gelecekte getireceği iyilik kazancına eşlik eden bir servet kaybı denir.

(e). Bir zevk kadını kendisine pahalıya mâl olsa da, görünüşünden gurur duyan ve çok cimri olan bir erkekle ya da başkalarının kalbini kazanmada usta ama nankör bir erkekle, sonunda bir şey kazanamadığı bir ilişkiye girerse bu kayba, kazancın eşlik etmediği servet kaybı denir,

(f). Bir zevk kadını hem yukarıdaki özelliklere sahip olan hem de kralın gözdelerinden olan acımasız ve güçlü bir erkekle, her an bırakılma olasılığı olan ve sonunda hiçbir şey kazanamayacağı bir ilişkiye girerse buna başka kayıpların eşlik ettiği kayıp denir.

Bu yolla dinsel erdemdeki ve zevklerdeki kazançlar ve kayıplar, refakatçi kazançlar ve kayıplar okuyucuya gösterilir ve tümünün farklı birleşimleri yapılabilir.

Şimdi şüphelere geldik, bunlar da üç çeşittir: zenginlik hakkındaki şüpheler, dinsel erdem hakkındaki şüpheler, zevk hakkındaki şüpheler.

Bazı örnekler şunlardır:

(a). Bir zevk kadını bir erkeğin, ona ne kadar para verebileceğinden ya da onun için ne kadar harcayabileceğinden emin değilse buna servet hakkında şüphe denir.

(b). Bir zevk kadını en başta tüm servetini aldığı bir âşığını artık para alamadığı için tamamen bırakmakla doğru davranıp davranmadığı konusunda şüphe duyarsa buna dinsel erdem hakkında şüphe denir,

(c). Bir zevk kadını beğendiği bir âşığı elde edemediğinde ve ailesinin istediği ya da düşük seviyede birinden zevk alacağı konusunda emin olmadığında buna zevk hakkındaki şüphe denir,

(d). Bir zevk kadını güçlü ama aşağı seviyede bir erkek ona kibar davranmadığı için kayba uğrayacağı konusunda şüphe duyarsa buna servet kaybı hakkındaki şüphe denir.

(e). Bir zevk kadım kendisine bağlı bir erkeği hiç önem vermeyerek terk ederse, dinsel erdem kaybedip kaybetmeyeceği, bu ve öteki dünyada (Gerçekleşmemiş arzularıyla ölen bir insanın ruhunun Kutsal Ruh'a değil Manes'in dünyasına gittiği söylenir.) onun mutsuzluğuna neden olacağı konusunda şüpheli ise bu şüpheye dinsel erdem kaybı hakkındaki şüphe denir.

(f). Bir zevk kadını konuşarak ve aşkını belirterek sevgisini kaybedebileceği ve böylece isteğini gerçekleştiremeyeceğinden şüpheli ise buna zevk kaybı hakkındaki şüphe denir.

Böylece şüpheler hakkındaki görüşler sona ermiş olur.

KARIŞIK ŞÜPHELER

(a). Huyu bilinmeyen ve bir âşık veya otorite sahibi birisince tanıtılmış bir yabancıyla ilişki ya da birleşme, kayba ya da kazanca neden olabilir. Bu yüzden buna servet kaybı ve kazancı hakkındaki karışık şüphe denir.

(b). Bir zevk kadını, bir arkadaşı rica ettiğinde, bilge bir Brahmanla, bir din öğrencisiyle, kendisini dine adamış birisiyle ya da ona âşık bir münzeviyle veya ölecek olan biriyle acıdığı için ilişkiye girmek zorunda kalırsa, bunu yaparak dinsel erdem kazancı ya da kaybı elde edebilir. Bu yüzden buna dinsel yarar kazancı ve kaybı hakkındaki karışık şüphe denir.

(c). Eğer bir zevk kadını bir erkeğe, sadece başkalarının söylediklerine (yani dedikodulara) dayanarak iyi niteliklere sahip olup olmadığı konusunu araştırmadan giderse erkeğin iyi ya da kötülüğüyle orantılı olarak zevk kazanabilir ya da kaybedebilir.

Bu yüzden buna zevk kaybı ve kazancı hakkındaki karışık şüphe denir.

Uddalika iki tarafta da kazanç ve kayıpları şöyle açıklamıştır:

(a). Eğer bir âşıkla yaşarken, zevk kadını ondan hem zevk hem de para alırsa buna iki taraflı kazanç denir.

(b). Bir zevk kadını bir kâr sağlamadan, bir âşıkla kendi cebinden yaşar ve âşık önceden verdiklerini ondan geri alırsa buna iki taraflı kayıp denir.

(c). Bir zevk kadını yeni tanıştığı birisinin ona bağlanacağından, dahası bağlandığında ona bir şey vereceğinden emin değilse buna kazanç hakkındaki iki taraflı şüphe denir.

(d). Bir zevk kadını masrafları kendi cebinden karşılayıp, barıştığı eski bir düşmanın kin güttüğünden dolayı ona zarar vereceğinden şüphe duyuyorsa ya da geçmişte bağlanarak ona verdiği şeyleri kızgınlıkla geri alacağından şüpheliyse buna kayıp hakkında iki taraflı şüphe denir.

Babravya iki taraflı kazanç ve kayıpları şöyle tanımlamıştır:

(a). Bir zevk kadını görmeye gittiği bir erkekten para alırsa ve ayrıca görmeye gidemediği bir erkekten de para alabilirse, buna iki taraflı kazanç denir,

(b). Bir zevk kadını bir erkeği görmeye gittiğinde aldığından daha fazla para harcamak zorunda bırakılırsa ve onu görmeye gitmemesi durumunda kaçınılmaz ve zorunlu olacak olan kayıp riskini göze alıyorsa buna iki taraflı kayıp denir,

(c). Bir zevk kadını belirli bir erkeği görmeye gittiğinde, harcama yapmak zorunda kalmaksızın erkeğin ona bir şey vereceğinden veya bu erkeği görmezliğe geldiğinde başka bir erkeğin ona bir şey vereceğinden emin değilse buna kazanç hakkındaki iki taraflı şüphe denir,

(d). Bir zevk kadını masrafları kendisi karşılayarak eski bir düşmanı görmeye gittiğinde ona vermiş olduklarını geri alabileceğinden ya da onu görmeye gitmezse başına bir felaket gelmesine neden olabileceğinden şüpheliyse buna kayıp hakkında iki taraflı şüphe denir.

Yukarıdakileri birleştirerek altı çeşit sonuç elde edebiliriz:

(a). Bir tarafta kazanç, diğer tarafta kayıp,
(b). Bir tarafta kazanç, diğerinde kazanç hakkında şüphe,
(c). Bir tarafta kazanç, diğerinde kayıp hakkında şüphe,
(d). Bir tarafta kayıp, diğerinde kazanç hakkında şüphe,
(e). Bir tarafta kazanç şüphesi, diğerinde kayıp şüphesi,
(f). Bir tarafta kazanç şüphesi, diğerinde kayıp şüphesi.

Bir zevk kadını yukarıdakileri dikkate aldıktan ve arkadaşlarına danıştıktan sonra, kazanç ve çok büyük bir kazanç şansı ele geçirmek ve herhangi büyük bir felaketi savuşturmak için çabalamalıdır. Dinsel erdem ve zevkte de servette olduğu gibi farklı bileşimler oluşturmalı ve sonra yeni birleşimler oluşturmak için hepsini birbirleriyle birleştirmelidir.

Bir zevk kadını erkeklerle arkadaşlık ederse, her birinin ona zevk kadar para da vermesini sağlamalıdır. Annesinin bahar festivalleri gibi belirli zamanlarda, kızının, arzularını yerine getiren erkekle birlikte olacağını duyurmasını sağlar.

Genç erkekler beğenerek ona yaklaştığında, onlardan ne elde edebileceğini düşünmelidir.

Tüm taraflarda kayıp ve kazanç birleşimleri şunlardır; bir tarafta kazanç, diğerlerinde kayıp; bir tarafta kayıp, diğerinde kazanç; tüm taraflarda kazanç, tüm taraflarda kayıp.

Bir zevk kadını ayrıca zenginlik, dinsel erdem ve zevk hakkındaki kazanç ve kayıp şüphelerini de dikkate almalıdır.

Böylece kazanç ve kayıp, refakatçi kayıp ve kazançlar ve şüpheler tamamlanmış oluyor.

Farklı zevk kadını çeşitleri şöyledir:

Zevk kadını çalıştıran.
Bir hizmetçi.
İffetsiz bir kadın.
Dansçı bir kız.
Bir kadın zanaatkar.
Ailesini terk etmiş bir kadın.
Güzelliğiyle geçinen bir kadın.
Ve son olarak sıradan bir zevk kadını.

Yukarıdaki değişik türden zevk kadınları değişik türden erkekler tanırlar. Onlardan para almanın, mutlu etmenin, kendilerini kurtarmanın ve tekrar birleşmenin yollarını bilmelidirler. Belirli kazançları ve kayıpları, refakatçi kazanç ve kayıpları, birçok durumdan oluşan şüpheleri de dikkate almalıdırlar.

Böylece zevk kadınlarının dikkate almaları gerekenler son bulur.

Konuya ilişkin olarak iki özlü söz vardır: "Kadınlar para isterken erkekler zevk isterler. Bu yüzden servet kazanmaya değinen bu bölüm öğrenilmelidir."

"Aşk arayan kadınlar ve para isteyen kadınlar vardır. İlki için gerekli yollar bu eserin ilk bölümlerinde belirtilirken, zevk kadınları için para kazanma yolları bu bölümde açıklanmıştır."

Birlikte Olunanlara Dair « Vatsyayana Sutra

Kama, dört kastın erkekleri tarafından Kutsal Kitabın kurallarına göre kendi kastlarından kadınlarla uygulandığı zaman, kanuni soy ve iyi ün kazanma yolu haline gelir ve dünyanın geleneklerine aykırı düşmez. Tam tersi, Kama'nın, üst kasttan kadınlarla ve aynı kasttan bile olsalar önceden başkalarıyla birlikte olmuş kadınlarla uygulanması yasaktır.

Kama'nın, aşağı kastlardan kadınlarla, kastlarından atılmış kadınlarla, genel kadınlarla ve iki kere evlenmiş kadınlarla (Bu deyim bir dula değil, kocasını bırakmış ve başka birisiyle evli bir kadın olarak yaşayan kadına denir. Fransa'daki maritalement gibi.) uygulanması ne yasaklanmış ne de emredilmiştir. Kama'yı böyle kadınlarla uygulamak yalnızca zevk içindir.

Bu yüzden Nayikalar üç çeşittir: Hizmetçiler, iki kere evlenmiş kadınlar ve genel kadınlar. Gonikaputra, dördüncü çeşit bir Nayika olduğuna dair görüş bildirmiştir: Önceden başkasıyla evlenmiş de olsa özel zamanlarda birlikte olunan bir kadın. Bu özel zamanlarda erkek şöyle düşünür:

(a). Bu kadın kendisi istekli ve benden önce başkalarıyla da birlikte olmuş. Bu yüzden, benden daha üst bir kasttan da olsa genel bir kadın gibi onunla birlikte olabilirim. Böyle yaparak Darma'nın emirlerini ihlâl etmiş olmam. Ya da:

(b). Bu iki kere evlenmiş bir kadın ve önceden başkalarıyla birlikte olmuş, bu yüzden benim onunla birlikte olmamda bir sakınca yok. Ya da:

(c). Bu kadın düşmanımın arkadaşı olan güçlü kocasının kalbini kazanmış ve onu yönetiyor. Bu yüzden benimle birlikte olursa kocasının düşmanımdan desteğini çekmesine neden olabilir. Ya da:

(d). Bu kadın, beni sevmeyen ve bana kötülük yapmaya niyetli ve çok güçlü olan kocasının bana karşı fikrini değiştirebilir. Ya da:

(e). Bu kadınla arkadaş olarak bir arkadaşımın amacını yerine getireceğim, bir düşmanın mahvını etkileyeceğim ya da diğer zor bir amacı gerçekleştireceğim. Ya da:

(f). Bu kadınla birleşerek, kocasını öldüreceğim ve gıpta ettiğim sınırsız zenginliklerine kavuşacağım. Ya da:

(g). Bu kadınla birleşmenin bana bir zararı yok, ayrıca, fakirliğim ve kendime bakamamam dolayısıyla ihtiyaç duyduğum zenginliği bana kazandıracak. Bu yüzden hiç zorluk çekmeden büyük zenginliklerine sahip olacağım. Ya da:

(h). Bu kadın beni şevkle seviyor ve tüm zayıf noktalarımı biliyor. Bu yüzden eğer onunla birleşmek istemezsem herkese hatalarımı söyleyecek ve karakterimi ve ünümü zedeleyecek. Ya da, kendimi temize çıkarmamın zor olacağı bir suçlama getirecek ve mahvolacağım. Ya da, beni, güçlü ama kontrolü altındaki kocasından ayıracak ve onu düşmanımla birleştirecek ya da düşmanımla birlikte olacak. Ya da:

(ı). Bu kadının kocası karılarımın iffetini bozdu, bu yüzden karılarını baştan çıkararak bunu ona ödeteceğim. Ya da:

(i). Bu kadının yardımıyla onunla birlikte oturan, kralın düşmanlarından birini veya kral tarafından yok etmem emredilmiş kişiyi öldüreceğim. Ya da:

(j). Sevdiğim kadın, bu kadının kontrolü altında, bu kadının etkisiyle sevdiğim kadını elde edeceğim. Ya da:

(k). Bu kadın bana zenginliğe ve güzelliğe sahip ama ulaşılması güç ve bir başkasının kontrolü altında olan bir hizmetçi getirecek. Ya da, son olarak şöyle düşünebilir:

(1). Düşmanım bu kadının kocasının arkadaşı. Bu yüzden onunla birleşmesini sağlayıp, kocası ve düşmanım arasında husumet yaratacağım.

Bu ve benzeri nedenlerle başka erkeklerin kanlarıyla birlikte olunabilir. Ama buna sadece özel nedenlerle izin verildiği, salt cinsel istek için yapılmaması gerektiği iyice anlaşılmalıdır.

Çarayana'ya göre bu koşullar altında beşinci çeşit bir Nayika vardır: Bir rahip tarafından tutulan ya da arada sırada ona şifa veren bir kadın, ya da bir erkeğin amacını gerçekleştirmek için başkasıyla olan bir dul.

Suvarnanaba'ya göre bir münzevi hayatı yaşayan bir kadın, dul olması koşuluyla altıncı çeşit Nayika sayılabilir.

Gotakamuka'ya göre, bir genel kadının hâlâ bakire olan kızı ve yine bakire bir hizmetçi yedinci çeşit Nayika'yı oluşturur.

Gonardiya'nın fikrine göre, yaşı geçtikten sonra iyi aileye mensup bir kadın da Nayika'nın sekizinci çeşidini oluşturur.

Aslında bu en son dört çeşit Nayika, ilk dört çeşit Nayika'dan fazla farklılık göstermez. Çünkü birlikte olmakta farklı bir amaç yoktur. Bu yüzden Vatsyayana'ya göre sadece dört çeşit Nayika vardır: hizmetçi, iki kere evlenmiş kadın, genel kadın ve özel bir nedenle birleşilen kadın.

Şu kadınlarla birlikte olunmaz:

Bir cüzamlı.
Bir deli.
Kastından atılmış bir kadın.
Sır saklamayan bir kadın.

Ulu orta cinsel birleşme isteğini söyleyen bir kadın.
Çok beyaz bir kadın.
Çok siyah bir kadın.
Kötü kokan bir kadın.
Yakın akraba olan bir kadın.
Bir kadın arkadaş.
Bir münzevi hayatını sürdüren kadın.
Ve son olarak bir akrabanın, bir arkadaşın, bilge bir Brahman'ın ve kralın karısı.

Babravya'nın izleyicilerine göre beş erkekle birlikte olmuş her kadın birlikte olunmaya uygun bir kadındır. Ama Gonikaputra'ya göre böyle bile olsa bir akrabanın, bilge bir Brahman'ın ve kralın karıları ayrı tutulmalıdır.

Aşağıdakiler arkadaş çeşitleridir:

Çocukken toz toprakta birlikte oynadığınız birisi.
Manevi olarak borçlu olduğunuz birisi.
Aynı mizaçta olan ve aynı şeylerden hoşlanan birisi.
Sınıf arkadaşı olan birisi.
Gizlinizi saklınızı bilen ve sizin gizlisini saklısını bildiğiniz birisi.
Bakıcınızın çocuğu.
Birlikte büyüdüğünüz biri.
Bir aile dostunuz.

Bu arkadaşların şu nitelikleri olmalıdır:

Doğruyu söylemeliler.
Zamanla değişmemeliler.
Fikirlerinize olumlu yaklaşmalılar.
Doğru olmalılar.
Açgözlü olmamalılar.
Başkaları tarafından satın alınamamaklar.
Sırlarınızı açıklamamalılar.

Çarayana'ya göre yurttaşlar, çamaşırcılar, berberler, çobanlar, çiçekçiler, eczacılar, fındık yaprağı satıcıları, tavernacılar, serseriler, Pitamardalar, Vitalar ve Viduşekalarla, ayrıca bu insanların kanlarıyla dostluk kurarlar.

Bir haberci aşağıdaki niteliklere sahip olmalıdır:

Ustalık.
Cesaret.
Görünen işaretlerden insanların niyetini anlama.
Bocalamama, yani çekingen olmama.
Başkalarının yaptığı ve söylediği şeylerin anlamını tam olarak bilme.
Saygılı olma.
Değişik şeyleri yapmak için uygun zamanı ve mekânı bilme.
İşte yaratıcılık.
Çabuk kavrayış.
Çözümü çabuk, uygulaması seri ve hemen çözme yeteneği.

Bu bölüm şu özlü sözle sona ermektedir:

"Arkadaşı olan, diğerlerinin niyetini bilen zeki ve bilgili bir erkek, elde etmesi çok zor bir kadını uygun zaman ve yerde bile kolayca elde eder."