Kamasutra hakkında herşey

Eş Olarak Yaşamak « Zevk Kadınlarına Dair

Bir zevk kadını âşığıyla yaşarken iffetli bir kadın gibi davranıp erkeğin mutluluğu için her şeyi yapmalıdır. Kısaca, bu açıdan görevi zevk vermektir. Ama gerçekten bağlıymış gibi davranırken erkeğe bağlanmamalıdır.

Yukarıda bahsedilen amacı gerçekleştirmek için kendisini şöyle davranmaya yöneltmelidir. Kendisine bağımlı bir annesi olmalıdır. Anne çok sert olmalı ve hayattaki asıl amacı para olmalıdır. Annenin olmaması durumunda, yaşlı ve güvenilir bir bakıcı aynı rolü oynayabilir. Anne veya bakıcı âşıktan hoşnutsuz görünüp kızı âşığından ayırmaya çalışır görünürler. Kadın kasıtlı olarak kızgınlık, neşesizlik, korku ve utanç gösterir, ama asla anne ya da bakıcıya uymamazlık etmemelidir.

Anne veya bakıcıya erkeğin çok hasta olduğundan bahsedip, bunu erkeği görmeye gitmek için kullanır. Erkeğin iltifatını kazanmak için ayrıca şunları yapmalıdır:

Sevgi belirtisi olarak kullanabilmek için, bir hizmetçisini, erkeğin bir önceki gün kullandığı çiçekleri getirmek için yollamak, erkeğin yemediği fındık ve fındık yaprağı karışımını istemek, cinsel birleşme bilgisine ve kullandığı birçok zevk aracına hayranlık göstermek; Babravya'nın bahsettiği altmış dört çeşit zevki erkekten öğrenmek; öğrettiği zevk yollarını onun istediği şekilde devamlı uygulamak; sırlarını saklamak; kendi isteklerini ve sırlarını söylemek; kızgınlığını gizlemek; yatakta yüzünü ona döndüğünde asla önemsemezlik etmemek; vücuduna istediği gibi dokunmak; uyurken öpüp okşamak; onun dışında bir konuyu düşünürken açık bir merakla dönüp ona bakmak; yola bakan evinin terasında erkeği gördüğünde, ne tamamen utanmazlık ne de fazla utangaçlık göstermek; düşmanlarından nefret etmek; ona yakın kişileri sevmek; bulunduğu duruma göre neşeli veya sakin davranmak; onun hoşlandıklarından hoşlanmak, karılarını görmek için merak göstermek; kızgınlığını uzun süre sürdürmemek; vücudunda kendisinin dişleri ve tırnaklarıyla yaptığı izlerden ve yaralardan başka bir kadın yapmış gibi şüphelenmemek; aşkını sözcüklerle değil, uygulamayla, aşkın belirtileriyle ve dolaylı sözlerle göstermek; uyurken, sarhoşken, hastayken sessiz kalmak; yaptığı iyi hareketleri anlatırken çok dikkatli dinlemek ve onun yararı ve gururu için tekrar anlatmak; yeteri derece bağlanmışsa hazırcevap yanıtlar vermek; rakibeleri hakkında olanlar dışındaki tüm öykülerini dinlemek; iç geçirir, esner veya düşerse üzüntü ve keder belirtmek; hapşırdığında "Çok yaşa" demek; kendini kederli hissettiğinde hasta veya hamile kalmak istiyor görünmek, başkalarının iyi niteliklerini onurlandırmaktan ve kendi erkeğinin hatalarının aynısına sahip olanları kınamaktan çekinmek; süslerini takmaktan ve acısı, hastalığı, derdi olduğunda, şanssızlıktan yakınırken yemek yemekten çekinmek; kederine ortak olmaktan ve onun için ağlamaktan aynı oranda çekinmek; ülkeyi kendi isteğiyle veya kralın zorlamasıyla terk ettiğinde ona eşlik etmek istemek; ondan sonra yaşamayı istemediğini belirtmek; servet kazandığında veya isteği gerçekleştiğinde ya da bir hastalıktan kurtulduğunda Tanrıçaya önceden adanmış kurbanları sunmak; her gün süs takmak; onunla çok rahat hareket etmemek; ismini ve ailesinin ismini şarkılarda dile getirmek; onun elini beline, göğsüne ve alnına koyarak dokunuşunun zevkini hissettikten sonra uykuya dalmak; kucağında oturup orada uykuya dalmak; ondan çocuk istemek; onun istediğinden fazla yaşamak istememek; sırlarını başkalarına anlatmaktan uzak durmak; günahı bana gelsin diye onu adaklar ve oruçlardan caydırmak; konu hakkındaki fikrini değiştirmek olanaksız olduğunda adak ve oruçlara onunla katılmak; karşı çıktığında adak ve oruçları anlamasının zor olduğunu söylemek; kendi ve onun zenginliği arasında fark gözetmemek; yokluğunda halka açık toplantılara gitmekten çekinmek; yapmasını istediği şeylerde ona eşlik etmek; önceden kullandığı şeyleri kullanmaktan ve yemeyip bıraktığı yemeği yemekten zevk almak; ailesine, karakterine, sanatlardaki becerisine, bilgisine, kastına, tenine, doğduğu bölgeye, arkadaşlarına, iyi niteliklerine, yaşına, iyi huylarına saygı duymak; eğer yapabiliyorsa şarkı söylemesini ve benzeri şeyleri yapmasını istemek; korkuya, soğuğa, sıcağa veya yağmura aldırmaksızın ona gitmek; öteki dünyada bile âşığı olacağını söylemek; zevklerini, karakterlerini ve hareketlerini onun isteğine göre ayarlamak; büyüden çekinmek; ona gitme konusunda devamlı annesiyle tartışmak; annesi tarafından zorla başka yere götürüldüğünde zehirle, kendini aç bırakarak, kendini bıçaklayarak veya asarak ölmek istediğini belirtmek; ve son olarak ajanları aracılığıyla erkeği sadakatine ve aşkına inandırmak; para almak ama parayla ilgili konuları annesiyle tartışmaktan kaçınmak.

Erkek yolculuğa hazırlanırken çabuk döneceğine dair erkekten söz alır. Yokluğunda Tanrıçaya tapma adaklarını bir yana bırakır. Şans getirenler dışında süs takmaz. Gelmesi gereken zamanda gelmezse, geleceği asıl zamanı kehanetlerden, ayın ve yıldızların durumundan öğrenmeye çalışır. Eğlendirici ve hayırlı rüyalar görürse "Ona hemen kavuşayım" der. Melankoli hisseder veya hayırlı olmayan kehanetler görürse, Tanrıçayı yatıştırmak için ayin düzenlemelidir.

Erkek eve döndüğünde Tanrı Kama'ya (Hint Aşk Tanrısı) dua etmeli ve diğer Tanrıçalara adaklar sunmalıdır. Arkadaşları tarafından su dolu bir kap getirilmesine neden olduğundan, sona ermiş ilişkileri adına yapılan sunakları yiyen karganın onuruna dua etmelidir. İlk ziyaretinden sonra âşığından bazı ayinleri yapmasını ister. Eğer erkek yeteri derece bağlıysa bunları yapacaktır.

Erkeğin kadına aşkı çıkar gözetmeyen bir aşksa; kadına sevdiği birisi gibi davranıyorsa; zevk kadını konusunda bütün şüphelerden uzaksa; ve zevk kadınıyla ilgili olarak para konusuna önem vermiyorsa, erkeğin kadına gerçekten bağlı olduğu söylenir.

Bunlar, bir erkekle karısı olarak yaşayan zevk kadınının davranışıdır. Burada Dattaka'nın kurallarından yol gösterici olarak yararlanıp yazılmıştır. Burada belirtilmeyenler, insanların geleneklerine ve erkeğin huyuna göre uygulanır.

Konu hakkındaki iki özlü söz şöyle der: "Kadının aşkının büyüklüğü, sevgisini yönelttikleri tarafından bile, kadınlığın doğal zekâsı, kurnazlık ve hırs yüzünden bilinmez."

"Erkekleri sevseler de, ilgisiz de olsalar, zevk de verseler, bıraksalar da veya sahip olduklarının tümünü söyleseler de kadınların gerçek yüzü bilinmez."

Kadın Erkeğin Yerinde « Cinsel Birleşmeye Dair

Bir kadın âşığının devamlı birleşme sonucu yorulduğunu görünce, tutkusunu tatmin etmeden, erkeğin izniyle onu sırtüstü yatırmalı ve onun rolünü oynayarak yardımcı olmalıdır. Bunu ayrıca âşığının merakım tatmin etmek ya da yenilik isteğiyle yapabilir.

Bunu yapmanın iki yolu vardır; birincisinde birleşme sırasında dönüp âşığının üstüne çıkar ve zevki bozmadan birleşmeye bu şekilde devam eder; ikincisinde ise baştan itibaren erkeğin rolünü üstlenir. Bu durumda saçlarından çiçekler sarkarak ve kesik kesik nefes alarak sevgilisinin göğsünü göğüsleriyle bastırır ve sık sık başını eğerek erkeğin daha önce yaptıklarını tekrar eder.

Yumrukla şaka yapar ve erkeğe "sen beni yatırdın, uzun birleşmeden yoruldun, şimdi de ben seni yatıracağım" der. Sonra çekingenliğini, yorulduğunu ve birleşmeyi kesmek istediğini belirtir. Böylece bir erkeğin rolünü üstlenir.

Bir erkeğin kadına zevk vermek için yaptığı her şeye "erkeğin yaptıkları" denir. Bunlar şöyledir:

Kadın yatakta yatar ve erkeğin muhabbetine dalmışken erkek kadının giysisinin kuşağını çözer. Kadın karşı koyarsa öpücüklerle onu susturur. Lingamı kalkmışken kadının çeşitli yerlerini ellemeli ve yavaşça vücudunun çeşitli yerlerini ovmalıdır. Kadın çekingen ise ve ilk kez birlikte oluyorlarsa, erkek ellerini kadının sıkıştırmış olacağı kalçalarının arasına, eğer çok genç bir kız ise hemen elleriyle kapatacağı göğüslerine, koltuk altlarına ve boynuna koymalıdır.

Kadın görmüş geçirmiş birisiyse uygun olan her şeyi yapar. Bundan sonra saçlarını okşar, öpmek için çenesini yukarı kaldırır. Kadın eğer bir genç kız ise utanıp gözlerini kapatır. Erkek kadının hareketlerinden neyin hoşuna gidip gitmediğini anlamalıdır.

Suvarnaba'ya göre bir erkek birleşme sırasında kadına kendisinin en çok hoşlandığı şeyleri yapıyorsa, her zaman kadının baktığı yerlere bastırmaya da dikkat etmelidir.

Kadınların zevk ve tatmin olduklarına dair işaretler şunlardır: Vücudu gevşer, gözlerini kapar, utangaçlığını bir tarafa atar, iki organı alabildiğine yaklaştırmaya çalışır.

Öte yandan, zevk alma isteğinin ve tatmin olamamasının işaretleri şunlardır: Kafasını sallar, erkeğin kalkmasına izin vermez, kendisini reddedilmiş hisseder, erkeği ısırır, tekmeler ve erkek bittiği halde hareket etmeye devam eder. Böyle durumlarda erkek kadının yonisini birleşmeden önce eli ve parmaklarıyla ovmalı (aynı filin hortumuyla ovduğu gibi), yumuşadıktan sonra lingamını kadının içine koyarak devam etmelidir.

Erkeğin yapacağı şeyler şunlardır:

İleriye doğru hareket etme.
Sürtünme ya da çalkalama.
Delme.
Ovma.
Bastırma.
Yumruk atma.
Domuz yumruğu.
Boğa yumruğu.
Serçe oyunu.

(1). Organlar uygun olarak ve doğrudan bir araya geldiğinde buna organı "ileriye doğru hareket ettirme" denir.

(2). Lingam elde tutulup yoninin içinde döndürüldüğünde buna "çalkalama" denir.

(3). Yoni alçaltılıp, üst kısmına lingamla vurulduğunda buna "delme" denir.

(4). Aynı şey yoninin aşağı kısmına yapıldığında buna "sürtme" denir.

(5). Yoniye uzun süre lingamla bastırılırsa buna "bastırma" denir.

(6). Lingam yoniden biraz uzakta tutulup sonra güçlü bir şekilde vurulduğunda buna "yumruk atma" denir.

(7). Lingam yoniye sürtüldüğünde buna "domuz yumruğu" denir.

(8). Yoninin iki tarafına da sürtülürse buna "boğa yumruğu" denir.

(9). Lingam yoniden dışarı çıkartılmaksızın ileri geri hareket ettirilirse buna "serçe oyunu" denir. Bu birleşmenin sonunda olur.

Bir kadın erkeğin rolünü üstlendiğinde yukarıdaki dokuz harekete ek olarak şunları da yapmalıdır:

Maşa.
Topaç.
Salıncak.

(1). Kadın lingamı yonisinin içinde tutar, içeriye ittirir, bastırır ve içinde uzunca bir süre bekletirse buna "maşa" denir.

(2). Birleşme sırasında kadın tekerlek gibi dönerse buna "topaç" denir. Bu yalnızca uygulamayla öğrenilebilir.

(3). Böyle bir durumda erkek vücudunun üstünü kaldırıp kadın orta kısımlarını döndürürse buna "salıncak" denir.

Kadın yorulduğunda alnını âşığınınkine dayayıp organların birleşmesine engel olmadan dinlenmeli, kadın dinlendiğinde erkek dönüp birleşmeyi tekrar başlatmalıdır.

Bu konuya ilişkin bazı özlü sözler vardır: "Bir kadın kapalı olup duygularını gizli tutsa da, bir erkeğin üstüne çıktığında tüm aşkını ve tutkusunu gösterir. Bir erkek kadının karakterinden hangi durumda olduğunu ve neden hoşlandığını anlamalıdır. Aylık belirli günlerindeki bir kadın, kapalı tutulmuş bir kadın ve şişman bir kadın erkeğin rolünü oynamamalıdır."

Darma, Arta ve Kama « Vatsyayana Sutra

Başlangıçta Varlıkların Efendisi erkekleri ve kadınları yarattı. Yüz bin bölümlük enikler biçiminde, bu varlıkları Darma, Arta ve Kama'ya göre düzenlemek için kurallar koydu. Bu emirlerden Darma'ya nasıl uygun davranılacağını esas alan bazıları ayrıca Svayambu Manu tarafından yazılmıştır; Arta'ya ilişkin olanlar Brihaspati tarafından toplanıp sıraya konmuştur; Kama'dan bahsedenler ise Mahadeva'nın izleyicisi Nandi tarafından bin bölümde yorumlanmıştır.

Şimdi, Nandi tarafından bin bölümde yazılmış olan bu Kama Sutra (Aşk Üzerine Özlü Sözler), Uddvalaka'nın oğlu Şvetaketu tarafından beş yüz bölüme indirilmiş olarak yeniden yazılmıştır. Ve yine benzer biçimde Punçala (Güney Delhi) ülkesinin bir mirasçısı olan Babravya tarafından kısaltılarak yüz elli bölüm halinde yeniden yazılmıştır. Bu yüz elli bölüm ayrı ayrı adlandırılan yedi başlık ya da bölüm altında toplanmıştır:

1. Sadarana (genel konular).
2. Samprayogika (kucaklaşmalar vs.).
3. Kanya Samprayuktaka (dişi ve erkeklerin birleşmesi).
4. Baryadhikarika (kişinin kendi karısına dair).
5. Paradika (başka kişilerin karılarına dair).
6. Vaysika (zevk kadınlarına dair).
7. Opamişadika (baştan çıkarma sanatlarında, kuvvetlendirici ilaçlara dair).