Kamasutra hakkında herşey

Kızda Güven Yaratma « Kadını Elde Etme

Evlilikten sonraki ilk üç gün boyunca, kız ve kocası cinsel zevklerden sakınarak yerde uyumalı ve yemeklerini alkali veya tuz katmadan yemelidirler. Sonraki yedi gün boyunca uğurlu müzik aletlerinin sesiyle banyo yapmalı, kendilerini süslemeli, birlikte yemek yemeli ve evliliklerini görmek için gelmiş olanlara olduğu kadar akrabalarına da önem vermelidirler.

Bu, tüm kastların insanları için geçerlidir. Onuncu günün gecesi erkek yumuşak sözlerle kızda güven uyandırmalıdır. Bazı yazarlara göre kızı kazanmak amacıyla üç gün kızla konuşulmamalıdır. Ama Babravya'ya göre eğer erkek kızla üç gün konuşmazsa, kız erkeği bir sütun gibi ruhsuz gördüğünden hevesi kırılır, erkeği bir hadım olarak hor görebilir.

Vatsyayana'ya göre erkek kızı kazanmaya ve güven yaratmaya çalışmalıdır, ama en başta cinsel zevklerden uzak durmalıdır. Hassas mizaçlı kadınlar hassas başlangıçlar ister. Fazla tanımadıkları erkekler tarafından zorla yaklaşıldığında, bazen cinsel birleşmeden hatta erkeklerden nefret eden kişiler olurlar. Bu yüzden erkek kıza istediği gibi yaklaşmalı ve onun daha çok güvenini kazanabileceği yollara başvurmalıdır. Bu yollar şöyledir:

Her şeyden önce en çok hoşlandığı şekilde kızı kucaklamalıdır. Bu uzun sürmemelidir.

Sonra, kızın vücudunun üst kısmını kucaklamalıdır, çünkü bu daha kolay ve basittir. Eğer kız büyükse ya da erkek kızı bir süredir tanıyorsa kızı bir lamba ışığında kucaklayabilir. Ama kızı iyi tanımıyorsa ya da kız genç bir kızsa, karanlıkta kucaklamalıdır.

Kız kucaklanmayı kabul edince, erkek kızın ağzına biraz "tambula" yani fındık ve fındık yaprakları koymalıdır. Eğer kabul etmezse yatıştırıcı kelimeler, ricalar, yeminlerle ve ayağına kapanarak bunu yapmaya ikna etmelidir. Bir kadın ne kadar utangaç ya da kızgın da olsa bir erkeğin ayağına kapanmasını asla görmemezlikten gelemez.

"Tambula"yı verme sırasında kızı yavaşça, nazikçe ses çıkarmadan öpmelidir. Bu noktada kızı konuşturmalıdır. Böylece kıza bildiği ya da hiç bilmiyor gibi göründüğü konularda, birkaç kelimeyle yanıtlayabileceği sorular sorulur. Eğer konuşmazsa kızı korkutmamalı, ama aynı şeyi yatıştırıcı bir tavırla tekrar tekrar sormalıdır.

Eğer o zaman da konuşmazsa, yanıt almak için kızı zorlamak gereklidir. Çünkü Gotakamuka'nın dediği gibi, "tüm kızlar erkekler tarafından onlara söylenen her şeyi duyarlar, ama kendileri bazen tek bir kelime etmezler." Böyle ısrar edildiğinde kız başını sallayarak yanıt verebilir. Ama eğer erkekle kavga etmişse bunu bile yapmamalıdır.

Erkek kıza, onu isteyip istemediğini, hoşlanıp hoşlanmadığını sorduğunda, uzun süre sessiz kalıp sonunda yanıt için ısrar edilince kafasını sallayarak erkeğe olumlu bir yanıt vermelidir. Eğer erkek kızı önceden tanıyorsa, kızla erkeğe iyi davranan ve ikisinin de güvendiği ve iki tarafla da konuşabilecek bir kız arkadaş aracılığıyla konuşmalıdır.

Böyle bir durumda kız başı eğik gülmeli, eğer kız arkadaş kızın arzuladığından daha fazla konuşursa arkadaşını zorlayıp itiraz etmelidir. Kız arkadaş şaka olarak kızın istemediği şeyleri "O böyle diyor" diye ekleyerek söylemelidir. Kız buna karşılık belirsiz bir şekilde ve tatlılıkla "Hayır! Öyle demedim" demeli, daha sonra gülüp erkeğe bir bakış fırlatmalıdır.

Eğer kız erkeği iyi tanıyorsa, bir şey söylemeden istediği erkeğin yanma tambula, yağ veya çiçek çelengi koymalı ya da giysisine bağlamalıdır. Kız bununla uğraşırken, erkek kızın taze göğüslerine sesli şekilde tırnaklarıyla dokunmalıdır.

Eğer kız bunu yapmasına engel olursa, kıza "Eğer beni kucaklarsan bir daha yapmam" demeli ve böylece kızın onu kucaklamasını sağlamalıdır. Kız tarafından kucaklanırken elini kızın vücudunda gezdirilmelidir. Yavaş yavaş kızı kucağına yerleştirip onayını kazanmaya çalışmalıdır.

Eğer teslim olmazsa "Dudaklarında ve göğüslerinde diş ve tırnak izleri bırakıp, vücudumda aynı izleri yapacağım. Arkadaşlarınla senin yaptığını söyleyeceğim. O zaman ne yapacaksın?" diye kızı korkutmalıdır. Aynı çocukların kafasında güven ve korku yaratıldığı gibi, erkek de kadını isteklerine alet etmelidir.

Kızın güveninin daha da arttığı ikinci ve üçüncü gecelerde, vücudunun tamamını elleriyle hissedip kızın her tarafını öpmelidir. Ellerini kızın kalçalarına koyup köpüklemelidir. Bunu başarırsa kalçalarının birleştiği yerleri köpüklemelidir. Kız bunu yapmasına engel olmak isterse, "Bunu yapmanın ne kötülüğü var?" diyerek izin vermesi için kızı razı etmelidir.

Bu noktayı geçince, özel kısımlarına dokunup kuşağını ve elbisesinin düğümünü gevşetmeli ve giysisini yukarıya kaldırıp, çıplak kalçalarının birleştiği yerleri köpüklemelidir. Değişik bahanelerle bütün bunları yapmalı ama esas birleşmeye geçmemelidir. Bundan sonra altmış dört sanatı öğreterek, kıza onu ne kadar sevdiğini söylemelidir.

Ona dair önceden beslediği umutları anlatmalıdır. Ayrıca gelecekte kıza bağlı kalacağına söz vermeli ve rakip kadınlara dair korkularını gidermelidir. Son olarak utangaçlığını yendikten sonra onu korkutmayacak şekilde birlikte olmaya başlamalıdır. Kızda güven uyandırma kısmı bundan ibarettir. Konuda şöyle özlü sözler vardır:

"Kızın eğilimlerine göre hareket eden bir erkek, kendisini seveceği ve güveneceği şekilde kızı kazanmaya çalışmalıdır. Bir erkek doğal olarak, kızın eğilimlerine göre davranarak ya da tamamen karşı çıkarak başarıya ulaşamaz, bu yüzden orta bir yol izlemelidir. Kadınlar tarafından sevilmesini, onurlarını arttırıp, güven yaratmayı bilen bir erkek kadınların aşkının amacı olur. Ama bir kızın çok utangaç olduğunu düşünerek ihmâl eden erkek, kadın kafasına göre cahil bir canavardır. Genç kız kalbini anlamayan biri tarafından zorla sahip olunan bir kız sinirli, huzursuz ve mahzun olur. Ve birden kendisinden yararlanan erkekten nefret etmeye başlar. Aşkına karşılık almadığı ya da anlaşılmadığında umutsuzluğa düşer; ya tüm erkek cinsinden nefret etmeye başlar ya da kendi erkeğinden nefret etmeye başlayarak başka erkeklerle birlikte olur." (Bu son satırlar bu yüzyıldaki birçok romanda yer almaktadır.)

Birleşmeyi Başlatma ve Bitirme « Cinsel Birleşmeye Dair

Yurttaş yıkanmış ve giyinmiş olarak kadını, çiçeklerle süslenmiş ve parfüm kokulu zevk odasında, arkadaşları ve hizmetkarlarıyla karşılayarak serinletici bir şeyler içmeye davet eder. Daha sonra kadının sol tarafına oturarak saçını tutar. Giysisine dokunacak şekilde otururken kadını yavaşça sağ koluyla sarar. Çeşitli konular hakkında eğlenceli muhabbetler yaparlar.

Ayrıca genelde toplumda konuşulmayan ve kaba kabul edilen şeylerden de bahsedebilirler. Daha sonra şarkı söylerler (hareketler eşliğinde olabilir), müzik aletleri çalarlar, sanatlardan bahsedip birbirlerini bir şeyler içmeye ikna ederler. Kadın sonunda aşk ve tutkuya yenildiğinde, yurttaş çevresindeki insanlara çiçekler, yağlar, fındık yaprakları vererek uzaklaştırır. Yalnız kaldıklarında önceki kısımlarda anlatıldığı gibi devam etmelidir.

Cinsel birleşmeye böyle başlanır. Birleşmenin sonunda âşıklar birbirlerine bakmadan ayrı ayrı banyoya giderler. Bundan sonra kendi yerlerinde oturarak biraz fındık yaprağı çiğnerler. Yurttaş kadının vücuduna eliyle biraz saf sandal ağacı yağı ya da başka bir yağ sürer. Daha sonra kadını sol koluyla sararak ikna edici sözlerle elinde tuttuğu içkiyi içirmelidir.

Kadına içmek için su da verebilir. Zevklerine göre tatlı ya da herhangi bir şey yiyip taze meyve suyu, (Hindistan'da kakao fıstığı ağacının, hurma ağacının ve çeşitli palmiye ağaçlarının suları içilir. Bunlar hemen bozulur, fermantasyona uğrar ve liköre dönüşür.) çorba, yulaf lapası, et suyu, şerbet, mango suyu, limonata ya da farklı ülkelerde içilen herhangi bir tatlı, hafif ve saf olan şeyler içilir.

Âşıklar sarayın ya da evin terasında oturarak ay ışığını seyredip güzelce muhabbet edebilirler. Bu arada, kadın erkeğin kucağında yüzü aya dönük otururken yurttaş ona çeşitli gezegenleri, sabah yıldızını, kutup yıldızını ve Büyük Ayı'yı gösterir. Böylece cinsel birleşme sona erer.

Birleşmenin çeşitleri şunlardır:

Aşk birleşmesi.
Aşkla biten birleşme.
Yapay aşk birleşmesi.
Aktarmalı aşk birleşmesi.
Hadımlarınki gibi birleşme.
Hileli birleşme.
Kendiliğinden birleşme.

(1). Birbirlerini bir süredir seven erkek ve kadın zorlukla bir araya gelir ya da ikisinden biri seyahatten döner veya bir kavga yüzünden ayrıldıktan sonra barışırlarsa o zaman birleşmeye "aşk birleşmesi" denir. Âşıkların isteklerine göre ve seçtikleri biçimde yapılır.

(2). Birbirlerine olan aşkları henüz daha başlangıçta olan iki kişi birlikte olurlarsa birleşmelerine "aşkla biten birleşme" denir.

(3). Bir erkek, öpüşme vs. gibi altmış dört sanat aracılığıyla uyarılmaya çalışırsa ya da gerçekte başka insanlara bağlı bir erkek ve bir kadın bir araya geldiğinde birleşmelerine "yapay aşk birleşmesi" denir. Böyle bir zamanda Kama Şastra'da bahsedilen bütün yollar kullanılmalıdır.

(4). Bir erkek kadına ilgi duyduğu halde, birleşmenin başından sonuna kadar başka bir kadını düşünürse buna "aktarmalı aşk birleşmesi" denir.

(5). Bir erkek ve bir kadın su taşıyıcısı ya da aşağı kasttan bir hizmetçi arasında arzu tatmin olana kadar süren ilişkiye "hadımlar gibi birleşme" denir. Bu birleşmede dokunma, öpme ve el hareketleri olmamalıdır.

(6). Bir zevk kadını ve köylü arasındaki ilişki ile yurttaşlar ve köylü kadınlar ve sınır ülkelerinin kadınları arasındaki birleşmeye "hileli birleşme" denir.

(7). Birbirlerine bağlı olan ve zevkleri için yapılan birleşmeye "kendiliğinden birleşme" denir. Böylece birleşme çeşitleri sona ermiş olur.

Şimdi aşk kavgalarından bahsedeceğiz.

Bir erkeğe çok âşık olan bir kadın, rakibesinin adını duymaya, onunla ilgili konuşmalara, yanlışlıkla onun ismiyle hitap edilmesine tahammül edemez. Böyle bir şey olursa büyük bir kavga çıkar, kadın bağırır, kızar, saçını dağıtır, âşığına vurur, giysilerini ve süslerini parçalayarak kendisini yataktan ya da koltuğundan yere atar.

Böyle bir zamanda âşığı kadını sakinleştirmeye çalışmalı, dikkatlice kaldırıp yatağa yatırmalıdır. Ama kadın sorularına yanıt vermeyerek, artan bir kızgınlıkla erkeğin saçını çekerek kafasını yatırmalı, kollarına, kafasına, göğsüne ya da sırtına bir, iki ya da üç kez vurduktan sonra odanın kapısına doğru ilerler.

Dattaka'ya göre daha sonra kadın sinirli bir şekilde kapının yanına oturur ve gözyaşı döker; yalnız dışarı çıkmamalıdır, çünkü gittiği için hatalı sayılacaktır. Bir süre sonra âşığının sakinleştirici konuşmalarının ve hareketlerinin maksimuma ulaştığını düşündüğünde, sert ve kötü sözler söyleyerek erkeğe sarılır, aynı zamanda birleşme için de istek gösterir.

Kadın kendi evindeyken âşığıyla kavga ederse, gidip erkeğe nasıl kızgın olduğunu göstermeli ve erkeği terk etmelidir. Yurttaş kadını sakinleştirmek için Vita, Viduşeka veya Pitamurda yolladıktan sonra, eve dönerlerken onlara eşlik etmeli ve geceyi kadınla geçirmelidir.

Böylece aşk kavgaları sona ermiş olur.

Sonuç olarak,

Babravya'nın bahsettiği altmış dört sanatı uygulayan bir erkek amacına ulaşır ve yüksek nitelikli kadınlarla birlikte olur. Diğer konular hakkında iyi konuşsa da altmış dört sanatı bilmezse bilgili insanlar arasında ona saygı duyulmayacaktır. Başka bilgilerden yoksun olan ama altmış dört sanatı iyi bilen bir erkek herhangi bir kadın veya erkek topluluğunda lider olur.

Altmış dört sanata saygı duymayan bir erkek, bilgelerin, kurnazların ve zevk kadınlarının onlara saygı duyduğunu göz önünde bulundurmalıdır. Altmış dört sanat saygın ve büyüleyici olduğundan ve kadınların yeteneklerini arttırdığından dolayı Açaryalar tarafından kadınlara yardımcı olarak nitelenirler. Altmış dört sanatta yetenekli bir erkeğe karısı, başkalarının karıları ve zevk kadınları tarafından aşkla yaklaşılır.

Birden Fazla Eş « Eşe Dair

Bir eşe sahipken tekrar evlenmenin nedenleri şunlardır:

1. Kadının budalalığı ya da kötü huyluluğu.
2. Kocanın kadını sevmemesi.
3. Çocuk isteği.
4. Devamlı kız doğumları.
5. Kocanın nefsine hakim olamaması.

En baştan itibaren bir kadın, devamlı bağlılığını, iyi huyluluğunu ve akıllılığını göstererek kocasının kalbini çalmalıdır. Eğer erkeğe çocuk veremezse ona tekrar evlenmesini söyler. Erkek ikinci kadınla evlenip, eve getirdiğinde, ilk eş ona kendisinden üstün bir konum sağlamalı ve onu bir kız kardeş gibi görmelidir. Sabahleyin kocası varken yeni eşi kendisini süslemesi için zorlamalı ve kocasının kıza verdiği itibara önem vermemelidir.

Eğer yeni kadın kocasını mutsuz edecek bir şey yaparsa, ilk kadın aldırmamak yerine, her zaman ona dikkatli öğütler vermeye hazır olmalı ve kocasının yanında değişik şeyler yapmasını öğretmelidir. Çocuklarına kendi çocukları gibi davranmalı, hizmetçilerine kendi hizmetçilerinden bile daha fazla dikkat etmeli, arkadaşlarına sevgi ve kibarlıkla, akrabalarına saygıyla davranmalıdır.

Kendisi dışında birçok kadın varsa, kendisine yaş ve derecede en yakın olanla işbirliğine gitmeli ve son zamanlarda kocasının gözdesi olmuş olan kadınla kavga etmesini teşvik etmelidir. Bundan sonra bir önceki gözdeyle yakınlık kurmalı, tüm eşleri toplayarak kendisini bulaştırmadan gözdeyi kötü ve düzenbaz ilan etmelerini sağlamalıdır.

Eğer gözde kocasıyla kavga ederse ilk kadın bilerek onu cesaretlendirmeli ve tartışmanın artmasına neden olmalıdır. Eğer kocası ve gözde arasında bir tartışma olursa, ilk kadın tartışmanın büyümesi için elinden geleni yapmalıdır. Tüm bunlardan sonra kocasını, halen gözdesini sever bulursa, taktik değiştirerek kocasının memnuniyetsizliğine yol açmamak için barışmaya çabalamalıdır.

Böylece en yaşlı eşin yapması gerekenler sona ermiş olur. Genç eş, kocasının ilk eşini annesi olarak görmeli ve bilgisi olmadan akrabalarına bile bir şey vermemelidir.

Kendi hakkındaki her şeyi söyleyip izni olmadan kocasına yaklaşmamalıdır. İlk kadın tarafından kendine söylenenleri başkalarına açıklamaman ve çocuklarına kendininkilerden bile daha iyi bakmalıdır. Kocasıyla yalnızken iyi hizmet etmeli, rakip bir eşin varlığından acı çektiğini söylememelidir.

Kocasının ona verdiği özel önemi gösteren şeyleri gizlice alıp, sadece kocası için, kocasının ona verdiği önem için yaşadığını belirtir. Kızgınlık ya da gurur yüzünden kocasına olan aşkını ya da kocasının ona olan aşkını hiç kimseye açıklamamalıdır. Çünkü kocasının sırlarını açıklayan bir kadın kocası tarafından kötü görülür.

Bir koca için değerli olmaya çabalamak, Gonardiya'ya göre, her zaman en yaşlı eşin korkusuyla yapılmalıdır. Eğer en yaşlı eş kocası tarafından sevilmiyorsa ya da çocuğu yoksa ona sempati duyulmalı ve kocaya da aynı şeyi yapması söylenmelidir. Ama iffetli bir kadın yaşamı sürmede en yaşlı eş geride bırakılmalıdır.

Böylece genç eşin en yaşlı eşe davranışları son bulmuş olur. Zayıf karakterli ya da kötü durumda olan ve bir erkekle birlikte olan bir dula tekrar evlenmiş dul denir.

Babravya'nın izleyicileri bakire bir dulun, kötü karakterli, bir erkeğin sahip olması gereken mükemmel niteliklerden yoksun olan ve bu nedenle kadının başka bir erkekle birlikteliğini gerektiren erkekle evlenmemesi gerektiğini söylerler.

Gonardiya'ya göre bir dulun tekrar evlenmesinin nedeni mutluluk arzusudur. Zevkle sevmek için birlikte olunan mükemmel niteliklere sahip bir kocayla mutlu olunacağı için böyle niteliklere sahip biriyle evlenilmelidir. Bununla birlikte Vatsyayana, bir dulun hoşlandığı ve kendisine uyacağını düşündüğü herhangi biriyle evlenebileceğini söyler.

Bir dul evlendiğinde, akrabaları için verdiği içki partileri ve pikniklerin, akraba ve dostlarına verdiği armağanların parasını kocasından alır; ya da isterse kendisi öder. Aynı şekilde ya kocasınınkileri ya kendi süslerini giyer. Kocası ve kendisi arasında verilen hediyelere dair belirlenmiş kurallar yoktur. Evlendikten sonra kocasını kendi isteğiyle bırakırsa, karşılıklı armağanlar dışında onun verdiklerini geri yollamalıdır. Eğer evden kocası tarafından kovulursa hiçbir şeyi geri vermez.

Evlendikten sonra kocasının evinde ailenin asıl üyeleri gibi yaşamalı, evdeki hanımlara kibar, hizmetçilere cömert, evin tüm dostlarına yakın ve iyi davranmalıdır. Altmış dört sanatı evdeki hanımlardan daha iyi bildiğini göstermeli ve kocasıyla herhangi bir kavgada onu şiddetle azarlamamalıdır.

Yalnızken tüm isteklerini yerine getirmeli ve altmış dört sanatın gereklerini yerine getirmelidir. Kocasının diğer eşlerine ve çocuklarına hediyeler vermekten, hanımları gibi davranmaktan, kullanmaları için oyuncaklar ve süsler yapmaktan sorumludur. Kocasının arkadaşlarına ve hizmetkârlarına, kocasının diğer eşlerinden daha çok güvenmelidir. İçki partilerine, pikniğe, panayırlara, festivallere gitmeyi, her çeşit oyun ve eğlence düzenlemeyi sevmelidir.

Böylece tekrar evlenmiş bakire bir dulun yapacakları sona ermiş olur.

Kocası tarafından sevilmeyen ve diğer karıları tarafından rahatsız edilip üzülen bir kadın, kocasının en çok sevdiği ve ona en çok hizmet eden eşiyle yakınlaşmak, bildiği sanatları ona öğretmelidir. Kocasının çocuklarının bakıcısı gibi hareket etmeli ve kocasının arkadaşlarını elde ederek kocasına olan bağlılığını onlar aracılığıyla duyulmalıdır. Dinsel törenlerde, oruçlar ve adaklarda öncülük etmeli ve kendisini fazla beğenmemelidir.

Kocası yatağında yatarken yanına sadece onun için uygunsa gitmeli, asla azarlamamak ya da herhangi bir şekilde kızgınlık göstermemelidir. Eğer kocası karılarından biriyle kavga ederse onları barıştırmalı, kocası gizlice biriyle buluşmak isterse aralarındaki buluşmayı ayarlamalıdır. Kocasının karakterinin zayıf noktalarını bilip gizli tutmalıdır. Genel olarak kocasının onu, kendisine bağlı ve iyi bir eş olarak görmesini sağlayacak şekilde davranmalıdır.

Böylece, kocası tarafından sevilmeyen bir kadının yapması gerekenler sona ermiş olur.

Haremdeki hizmetçiler (Kançukiyalar, Mahallarikalar ve Mahallikalar) Kralın karılarından Krala çiçekler, yağlar ve kumaşlar getirirler. Kral aldığı bu şeylerle birlikte, önceki gün giydiklerini hizmetçilere verir. Öğleden sonra giyinmiş ve takılar takmış olan Kral, tümü giyinmiş ve mücevherlerle süslenmiş olan haremindeki kadınlarla, hak ettikleri şekilde her birine bir yer ve saygı gösterdikten sonra, onlarla neşeli bir biçimde muhabbet eder.

Bundan sonra ilk olarak yeniden evlenmiş bakire dul karılarını, sonra da kapatmalarını ve dansçı kızlarını görür. Tüm bu kişiler özel odalarında ziyaret edilir.

Kral öğle uykusundan uyanınca, kralın o gece birlikte olacağı eşinin belirlenmesiyle görevli bir kadın, şurası gelen kadının hizmetçisi, yanlışlıkla sırası geçilmiş kadının hizmetçisi ve sırası geldiğinde hasta olan kadının hizmetçisi eşliğinde Krala gider.

Bu hizmetçiler kralın önüne bu kadınların her biri tarafından yollanmış, yüzüklerinin armasıyla işaretlenmiş yağlar ve merhemler koyar ve Krala isimlerini ve yağları yollama nedenlerini söyler. Kral birinin yağını kabul eder. Yağı kabul edilene gününün ayarlandığı haber verilir. (Kralların birçok karısı olduğundan dolayı, kanlarıyla genelde sırayla birlikte olurlardı. Yalnız Kralın yokluğundan veya kadınların hasta olmasından dolayı bazen kadınların sırası geçerdi. Böyle zamanlarda sırası geçmişler ve sırası gelenler arasında kura gibi bir şey yapılır ve kuraya katılanların yağları Krala yollanırdı. Kral da birisinin yağını kabul eder, böylece sorun halledilirdi.)

Festivallerde, şarkı partilerinde ve sergilerde Kralın tüm eşlerine saygıyla davranılmalı ve içecekler sunulmalıdır.

Haremin kadınlarının dışarıya yalnız çıkmasına izin verilmemeli, karakteri iyi bilinenler dışında hiçbir kadın içeriye alınmamalıdır. Kralın karılarının yapması gereken işler çok yorucu olmamalıdır.

Böylece kralın haremdeki kadınlara ve kadınların ona karşı davranışları sona ermiş olur.

Birçok kadınla evlenen bir erkek hepsine eşit davranmalıdır. Hatalarına önem vermemeli ama görmemezlikten de gelmemelidir. Bir karısına başka bir karısının aşkını 'tutkusunu' bedensel kusurlarını ve gizli sitemlerini açıklamamalıdır. Hiçbirine rakibeleri hakkında konuşma fırsatı vermemeli, eğer biri diğeri hakkında kötü konuşursa azarlamak ve karakterinde aynı kusura sahip olduğunu söylemelidir.

Birini gizli güvenle, başka birini gizli saygıyla ve bir diğerini gizli övgü ile mutlu etmeli, tümünü bahçelere, eğlencelere götürerek armağanlar vermeli, son olarak aşk dolu birleşmelerle mutlu etmelidir. İyi huylu ve Kutsal Kitabın emirlerine göre davranan bir genç kadın kocasının bağlılığını elde eder, rakibelerine üstünlük sağlar.

Böylece birden fazla eşe sahip bir kocanın davranışları sona ermiş olur.